Friday, May 8, 2015



1O'nun 10:12'si 

Gözlerini açtığında anlıyorsun zamanın bir saat ileri olduğunu,
10'nun için çok şey olmuş çoktan,
Zafer paylaşımı yapıyor adeta güç gösterirmiş gibi, 
Herkese anlatıyor, o çirkinliği...
Hiç adeti değilken paylaşıyor, gösteriyor, gözlerini aç! Aç ve gör demek istiyor!
Önemli mi ki? 
Farkında bile değil....
İnsan yitirdiklerinin karmasını geç almalı ki acısı içini dağlasın...
11:12 artık çok şey ifade ediyor,
Sadece bir zaman değil, ardışıklık, beraber geçirilmiş bir zaman, ve kırmızı lekeli bir çarşaf gibi....
Amaç ne kazanma ne de kaybet me...
Sadece buruk bir bakış yerleşiyor yüzüne,
Tüm gün bakıyorsun etrafına,
Yanlış mı? doğru mu? Emin olmak için...
Fark eder mi? 
Etmez...
Eden ettiğiyle kalır,
Durup düşünmenin anlamı da yok...
Güç sadece zavallı insanlara zamanlık zevkler tattırır, 
Sen de böylece o zavallının bir kaç saniyelik zaferini nasıl kutladığını görürsün...
Tıpkı bugün gibi...
Tıpkı benim baktığım gibi...
11:12'de gözlerime ilişen "O" çirkin ileti gibi...
O buruk bakış zamanla geçer, kalmaz bile...
Ama edenler çok şey yitirir,
Bunu zamanla da anlamaz...
O zafer sarhoşu haliyle...


Wednesday, February 11, 2015








ÇOK SEVMEK ÇOK SUSMAKMIŞ, TANRI ÖYLE DİYOR...

11 Ay'ın en yoğun günüydü,
Saniyeler çok uzun geldi
Saliseleri saydık...
İnsan yaş aldıkça daha çok etkileniyor her haberden, her söylenenden
Ya da her söyleneni biraz daha fazla idrak ediyor.
Tıpkı bugün gibi...
Yorgunluk kronik,
Düşünceler ironik,
Kalp de ritim artınca;
Ay dönümü ağır geliyor....
Ses bir çıkıyor, bir çıkmıyor
Bir çok yazıyor, bir hiç yazmıyor...
Yazınca da bekliyor,
Durum böyle...
Bekliyoruz tanrının onay vermesini
Eğer bizi hala gözünün önünde tutuyorsa....
Tıpkı parkta her koluna bir salıncak asılı çocuk gibi
Karlar yağıyor, hava soğuk ama kalbimiz sımsıcak, 
Bir tek kelime yeter..
Yeterki görelim O'nu...

Saturday, January 31, 2015


NEDEN BİR KOVA HEP ACI ÇEKER? 

BAZEN ÇOK ACIR YA ÜSTÜNÜ ÖRTEMEZSİN...





"OZ" DEDİKİ; Yaşanmışlıklar var, çok kolay unutulmaz.... Sus olur mu? Kendini üzme...


Sustum...
Belki de sus dedi bana bu yaşananlar
Çok yüklendi tanrı üstüme bir anda
Kalbim yükseliyor gibiydi oysa
Meğer o yükseliş sıkıntının habercisiymiş
Yorgunluk, üzüntü ve umutsuzluk...
Göz yaşıyla geçmiyor,
Kalp ağrısı yaptı...
Sakarlık cabası,
Unutkanlık olmadı bir tek.
Ne kadar şaşırtıcı değil mi?
Aslında en çok ihtiyacım olan şey O...
Unutmak, unutabilmek ve yeniden düşünmek.
Olmuyor, bu bellek denen şey Kova'ya bahşedilmiş...
Kova hep doluyor hep, 
Her şey yerli yerinde mi olur?
Hiç karışmıyor. 
Bu nasıl oluyor? Neden kovalar hep acı çekiyor?
Ve neden bu acı hiç unutulmuyor?

Sustum "OZ"
Ama geçmiyor...
Acaba yaşanmışlıklar geçti mi?
Bize gülme vakti geldi mi?
Çok soru sordum farkındayım...
İnsan çok umutsuz olunca çok soru sorar bunu biliyor muydun?
Sanırım ben de aynı durumdayım.
Bekliyorum kaderin armağınını
Bir kova nasıl beklerse...
Öyle bekliyorum işte beklentisizce... 
Susarak...
Sırf sen mutlu ol diye...





Saturday, January 3, 2015






Gözler unutur mu hiç?

Ne güzel bir girişti,
Çok beklenti içinde değildim,
Bu sefer ben de kimseye değinemedim,
Ummadığım bir anda tek o yazdı.....
Yeni yıldı bahane....
İnanması güç ama insan zor unutuyormuş hissettiğini, gönlünün dediğini, O'nu....
Mesafe etkilemiyormuş duyguları, 
Akıl yetiyormuş,
Duygu sadece kalple taşınmıyor ki,
İnsan düşününce de hissediyor.....
Beklemeden, sorgulamadan, dağılmadan...
Sevgi bedenin içinde bir yerlerde.....
Aramasan da, sormasan da tek gülümseme kalıyor akılda, 
Geçmiyor izi,
İstesen de.....